Bir düşünce akımı olarak kendine iyi bak, günümüzde sıkça karşılaştığımız bir ifadedir. Ancak bu ifadenin özünü ve sonuçlarını sorgulayarak, insanlık hallerimizi yeniden gözden geçirmenin gerekliliğini görmek mümkündür.
Hayrettin Karaman, Yeni Şafak köşesinde bu söze eleştirel bir bakışla yaklaşır ve sadece bireyin sınırlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini hatırlatır. Hak ve sorumlulukların paylaşıldığı bir toplumda birey, kendi ihtiyaçlarının ötesine geçmeyi de gözetmelidir. Bu bakış açısı, dengeyi korumak adına çevreye zarar vermemeyi ve paylaşımcı ve adil olmayı önceliklendirir.
İnsanın özünde hak, adalet, merhamet ve sorumluluk gibi değerler yatar. Peygamber Efendimiz’in hicret sonrası kardeşlik müessesesiyle gösterdiği örnek, bu değerlerin pratikte nasıl yaşanabileceğini ortaya koyar: Rabbinin, nefsinin ve ailesinin haklarına adil bir denge kurmak gerekliliği vurgulanmıştır. Selman-ı Farisi ile Ebû’d-Derdâ’nın arasındaki diyalog bu dengeyi ne denli derinleştirdiğini anlatır: Her hak sahibine hakkını ver.
Bir yanda kendine iyi bak yaklaşımı, diğer yanda başkalarının haklarına duyarsızlaşma tehlikesi olduğunda, bu ikisi arasındaki farkı netleştirmek kaçınılmazdır. Kişinin yalnız yaşaması veya tüm ihtiyaçlarını başkalarına bağımlı olmadan karşılayabilmesi, toplumsal bağları ve sorumlulukları çözmezse, anlamını yitirir.
Günlük dilde sıkça kullanılan selamlaşma ve dilekler, bazen derin bir insani duyguyu taşımaz hâle gelebiliyor. Günaydın yerine dielen sözlerin ardında saklı umutlar, ruhu dinlendiren ve güven veren dileklere dönüştürülmelidir: sabahın aydınlığı, günün güvenli duaya, huzura ve hayrı taşıması dileğiyle. İçsel ve toplumsal güvenlik için dua ve inançlar, dilin yüzeyinde kaybolmamalıdır.
Günümüz modasına kapılıp “kendine iyi bak” diyenler özgürlük arayışında kalabilirler; fakat dünya üzerinde farklı din, dil ve değerlerden yetişen insanlar, Sumud Filosu’na katılarak insanlığa karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken, bu söze karşı duruşlarını sürdürüyorlar. Onların çabaları, denge, sorumluluk, paylaşma, merhamet ve adalet gibi evrensel değerlerin varlığını hatırlatır ve insanlığın varlığını güçlendirir.
İşte bu nedenle, insanlık var olduğu sürece kendine iyi bak felsefesi tek başına yeterli değildir. Dengeyi koruyanlar, başkalarının haklarını gözetenler ve toplumsal dayanışmayı sürdürenler için insanlık canlı kalır ve gelişir.
1
Filistin Meselesinde Uluslararası Konferanslar ve BM Zirvesindeki Gelişmeler: Erdoğan’ın Görüşleri ve Fransa’nın Tanıma Adımı
217 kez okundu
2
BM’de Çevrimiçi Söyleviyle Filistin Meselesine Yeni Bir Uluslararası Açı: Barış ve İstikrar Çağrısı
107 kez okundu
3
Rusya’nın Hava Sahası İhlallerine Karşı Bölgesel Dayanışma ve Uluslararası Hukuka Çağrı
103 kez okundu
4
Yangın Davasında İkinci Duruşma: Tutuklu Sanıklar ve Savunmalarında Detaylar
97 kez okundu
5
Kızılırmak Olayı ve Şüpheli İçin Genişletilmiş Gözlem Notları
91 kez okundu